Scheuermann Kifozu Nedir ?

Scheuermann Kifozu toplumun %1-%8’ini etkilemektedir.

Hiperkifoz, Cobb açısının 40 dereceden büyük olması olarak tanımlanır. Teşhisi genellikle 12-17 yaş arası ergenlik döneminde konur.

Scheuermann kifozu, 3 veya daha fazla komşu vertebranın 5 derece veya daha fazla anterior kamalaşması ile karakterize hiperkifotik deformitedir.

Hem verteba gövdeleri hemde diskler etkilenmektedir. En sık torasik omurgada görülür. Bununla birlikte torakolomber/lomber bölge de etkilenebilir.

Scheuermann kifozunun tanısı sıklıkla hastaların ebeveynlerinin “kambur” görünümü fark etmesi ile konulmaktadır ki bu tanı zamanlaması 12 ila 17 yaş arası ergenlik dönemine denk düşmektedir.

Ayrıca hiperkifotik bölgedeki ağrı tanın konulmasında etkili olan bir diğer başvuru şikayetidir.

Scheuermann Kifozunun Etiyolojisi Nedir ?

Kesin olarak belirlenebilmiş değildir. Bununla birlikte kalıtsal bazı nedenlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Monozigotik ikizlere göre dizigotik ikizlerde görülme sıklığının daha yüksek olması Scheuermann Kifozunun gelişiminde kalıtsal nedenlerin etkili olduğunu işaret eden bilgileri desteklemektedir.

Epidemiyoloji

Scheuermann kifozu toplumun %1-%8’ini etkilemektedir.

Erkeklerde kadınlara göre yaklaşık 2 kat daha fazla görülür. Teşhisi genellikle 12-17 yaş arası ergenlik döneminde konur. On yaş altında çok nadir teşhis edilebilir.

Scheuermann kifozunun başlıca 2 tipi vardır. Tip 1’de Torakal Vertebralar etkilenmiştir ve eğrinin tepe noktası T7-T9’dur.

Tip 2’de ise tepe noktası T10-T12 olan Torakolumbal bir tutulum gözlenir.

Epidemiyoloji

Scheuermann kifozu toplumun %1-%8’ini etkilemektedir. Erkeklerde kadınlara göre yaklaşık 2 kat daha fazla görülür. Teşhisi genellikle 12-17 yaş arası ergenlik döneminde konur. On yaş altında çok nadir teşhis edilebilir.

Scheuermann kifozunun başlıca 2 tipi vardır. Tip 1’de torakal vertebralar etkilenmiştir ve eğrinin tepe noktası T7-T9’dur. Tip 2’de ise tepe noktası T10-T12 olan torakolumbal bir tutulum gözlenir.

Patofizyoloji

Scheuermann kifozu ile ilgili kesin patofizyoloji hala belirlenememiştir.

Hiperkifoza neden olan olayların nasıl ilerlediğine yönelik evrensel bir kabul olmasa da vertebra gövdesindeki orantısız büyümenin bir sonucu olarak hiperkifozun geliştini iddia eden teori giderek daha fazla kabul görmektedir.

Bu teori histolojik bulgularla da desteklenmektedir. Teoriye göre büyüme sırasında uyumsuz vertebral uç plak mineralizasyonu ve ossifikasyonu kifozun artmasına zemin hazırlamaktadır.

Diğer bazı teorilerce göre kollajen/proteoglikan oranlarındaki anormallikler, dural kistler, çocukluk çağı osteoporozu, artmış büyüme hormonu sentezi ve gergin hamstringler gibi biyomekanik nedenler de Scheuermann kifozu gelişimi ile ilişkilendirilmektedir.

Bu hastalığın en çok görülen belirteleri nelerdir ?

  1. Vertebral uç plaklardaki düzensizlikler,
  2. Schmorl nodülleri
  3. İntervertebral disk yüksekliğinde azalma
  4. Torasik omurga hiperkifozudur.

Schmorl nodülleri   Disk dejenerasyonu

Histopatoloji

Scheuermann hastalığında bazı histolojik değişiklikler görülür.

Bunlar; vertebral uç plak kıkırdağında anormallikler, düzensiz mineralizasyon, endokondral ossifikasyonda değişiklikler, kollajen proteoglikan oranlarında azalmadır (proteoglikan seviyelerinde artış).

Ayırıcı tanı

Postural kifoz (esnek postural deformite), Bilinen başka bir hastalık ile ilişkili hiperkifoz, Ameliyat sonrası gelişmiş hiperkifoz, Ankilozan spondilit ve skolyoz.

Anamnez ve Fizik Muayene

Hastalar ergenlik çağında kozmetik postüral kaygı ve/veya subakut göğüs ağrısı ile başvuracaktır.

Deformite genellikle ergenlik çağının başlarında veya ortalarında ebeveynler tarafından veya okul taramaları sırasında fark edilir.

Subakut göğüs ağrısı bulunanlarda genellikle ağrının başlamasına neden olan bir faktör (travma vs) yoktur. Ağrı aktiviteyle artar, dinlenmeyle azalır.

Fizik muayenede öne eğilmeyle belirginleşen sert hiperkifotik eğri görülür.

Rijit hiperkifoz ekstansiyonla veya yüzüstü/sırtüstü yatışla düzelmez.

Muayenedeki diğer önemli bulgular; servikal veya lomber hiperlordoz, skolyoz ve hamstringlerde gerginliktir.

Her ne kadar nörolojik defisitler nadir olsada, kapsamlı bir nörolojik muayenede yapılmalıdır.

Hastanın   her   ziyaretinde   omurganın   tüm   hareket   düzlemlerindeki    hareket açıklığı (fleksiyon/ekstansiyon, sağ/sol lateral fleksiyon ve sağ/sol rotasyon) değerlendirilmelidir.

Hiperkifoz açısı belli aralıklarda yapılan görüntüleme yöntemleri ile değerlendirilmesi de tavsiye edilmektedir.

Hastanın fonksiyonel hareket açıklığının yanı sıra deformite açısının takip edilmesi; tedavi için yapılacak müdahalelere yol gösterecektir.

Görüntüleme Yöntemleri

Tanının doğrulanması için anteroposterior ve lateral radyografiler gereklidir. Radyografik tanı kriterleri şunlardır:

1.     40 dereceden büyük sert hiperkifoz

  • Üç veya daha fazla bitişik omur gövdesinde 5 derece veya daha büyük anterior kamalaşma

Lateral Görüntülemede Kifoz Derecesi Nasıl Ölçülür?

Torakal eğriliğin üst ucundaki vertebra’nın endplatene teğet horizontal bir çizgi, alt uçtaki vertabra’nın endplatene de teğet ikinci bir horizontal çizgi çekilir.

Horizontal çizgilerin her birinden çıkan dik çizgilerin kesişmesiyle oluşan açı ölçülür. Bu açı Cobb açısıdır.

Hiperkifoz, Cobb açısının 40 dereceden büyük olması olarak tanımlanır.

Kifoz açısının ölçümü

Lateral Görüntülemede Anterior Kamalaşma Nasıl Ölçülür?

Vertebra üst endplati boyunca anteroposterior çizgiler çizilir.

Çizgilerin önde kesişmesiyle oluşan açı kamalaşma açısı olareak tarif edilir.

Üç veya daha fazla bitişik vertebra gövdesinde 5 derece veya daha büyük anterior kamalaşma ve buna eşlik eden 40 dereceden fazla sert hiperkifoz Scheuermann hastalığı tanısına götürür.

Anteroposterior ve Lateral Radyografilerde Görülebilecek Başka Bulgular Var mıdır?

Düzensiz vertebral endplate, Schmorl nodülleri, disk yüksekliğinde azalma, skolyoz, spondiloliz/spondilolistezis ve disk herniasyonu karşılaşılabilecek diğer radyografik belirtilerdir.

Scheuermann Hastalığına özgü başka görüntüleme yöntemleri, labratuvar testleri veya histolojik değerlendirmeler var mıdır?

Zorunlu olmasa da, Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) anatomik değişikliklerin daha ayrıntılı değerlendirilmesinde veya ameliyat öncesi planlamada yardımcı olabilir.

Bilgisayarlı Tomografiye (BT) genellikle gerek yoktur.

Scheuermann kifozunun tanısı için gerekli spesifik laboratuvar testi veya histolojik değerlendirmeye de ihtiyaç yoktur.

Konservatif Tedavi Ağrının Tedavisi

Hiperkifoz torasik omurgada lokalize olsa da ağrı genellikle sert bölgenin dışında, özellikle Torakolomber bileşkede ve Lomber bölgededir.

İnflamatuar ve mekanik özellikteki ağrı ataklar halinde gelir.

Ergoterapi, fizyoterapi, şok dalgası terapisi, infraruj ve elektroterapi ağrının giderilmesini sağlayabilir.

Rehabilitasyon

Yaşam tarzı değişikliği ve egzersiz rehabilitasyonun ana bileşenleridir.

Postüral egzersizler, kuvvetlendirme egzersizleri (karın kasları, paraspinal kaslar vs) ve germe egzersizleri (Hamstring, İliopsoas vs) verilmesi gereken temel egzersizler olmakla birlikte kişiye özel bir egzersiz programı egzersizden beklenen faydayı arttıracaktır.

Korse Tedavisi

60-80 derece hiperkifozda rehabilitasyona korse tedavisininde eklenmesi tavsiye edilir. Korsenin 12-24 ay kullanılmalıdır. İskelet matürasyonunu tamalamamış hastalarda daha etkilidir.

Korseden beklenen yarar eğrinin ilerlemesinin durdurulmasıdır.

Korse gün içerisinde 23 saat kullanılmalıdır.

Cerrahi Tedavi

Nörolojik defisite neden olan spinal kord basısı ve 75 dereceden büyük semptomatik hiperkifoz için cerrahi endikasyon vardır.

Prognoz

Hastaların çoğunluğu konservatif yöntemlerle başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir.

Etkilenen bölgedeki ağrı genellikle iskelet olgunluğuna ulaşıldıktan sonra iyileşir.

Bununla birlikte Scheuermann kifozlu hastalarda genel popülasyonla karşılaştırıldığında kronik sırt ağrısı riski daha yüksektir. Uzun süreli takipler Scheuermann kifozlu hastalarda sağlıkla ilişkili yaşam kalitesinin daha düşük olduğunu ve yetişkinlikte sırt ağrısının arttığını göstermektedir.

İskelet matürasyonun tamamlamış ve 60 dereceden az eğriliği olan hastalarda uzun dönemde sekel kalmaz.